Yazılar‎ > ‎

Anlamsız bir rota, karşılaştırmalı 3 avrupa ülkesi

29 Ara 2014 23:03 tarihinde Eray Bartan tarafından yayınlandı   [ 31 Ara 2014 15:33 güncellendi ]

15.07.2010 Bodrum - Frankfurt

Büyük bir tedirginlik ve heyecan ile yola çıkmaya hazırım. Vize işlemleri ile birlikte yaklaşık 1 aydan beri bu geziyi planlıyorum. Annemle beraber uçaktayız pencere kenarı benim. annemin 4. benim ilk yurtdışı gezim olacak...

Havaalanından indikten sonra otobandayız ilk gözüme çarpan almanlar'ın kullandıkları arabalar çok iyi bildiğimiz 5 alman markasından ve yeni modellerinden...

Bir hafta boyunca Aschaffenburg kentini gezdim günübirlik bir kez Frankfurt şehrini gezdim. Frankfurt bir finans şehri ve avrupadaki en önemli ulaşım noktası... Avrupa Merkez Bankası ve birçok finans şirketinin ofislerinin bulunduğu bölgeyi yürüyerek geziyoruz. Yorgunluğun üstüne güzel bir akşam yemeği yerken yağmur atıştırıyor gece yarısı 40 km sonra evimizdeyiz.

 

Aschaffenburg : Almanya'daki Frankfurt merkezli Ren-Mayn bölgesinde yer alır. Bavyera eyâletinin kuzey batısında ilçe merkezidir.

Aschaffenburg Bavyera eyâletinin kuzey batısında Hessen eyaletine sınır olan şehirdir. Şehir Aralık 2006 sayımına göre 69.863 nüfusa sahiptir. Çevre oturanları ile bu rakam 280 bine ulaşır. Frankfurt'a 45 km uzaktır.

 

22.07.2010 Frankfurt - Paris

Bir haftadır almanya'dayım. Paris'e hızlı tren biletimi aldım frankfurt aktarmalı 8. perondan bin 5 te in 3 e geç bunları yapabilecekmiyim derken paris'te metro ya bindim ve otele 150 mt mesafede bir durakta indim. Almanya'dan Fransa'ya gelirken çok fazla yerleşim yeri görmedim. Çiftçilikle uğraşan ufak fransız köylerinden bir anda Paris'e geliyorsunuz. Hava gerçekten güzel...

İnternetten paris metrosu web sayfasına girip otelinize hangi hatla ulaşılacağını mutlaka önceden inceleyin...

Otelimizin adı "Campanile Paris 11 - Bastille!" otelin bastille meydanına yakın olması sonradan çok işimize yaradı. Kiralık kasa olmaması bütün önemli eşyalarımız yanımızda taşımamıza neden oldu. 

Adres: Hotel Campanile PARIS 11 -
Bastille 9 RUE DU CHEMIN VERT
75011 PARIS-11

Benim öğle saatinde vardığım şehre kardeşim akşam uçağıyla geliyor.

Havaalanına onu almaya gideceğim metro ile planı yapıyorum ama son anda yol bir ayrıma geliyor. bindiğim metro yanlış tarafa saptı bir durak sonra indim. geriye bir durak geldim ve tekrar başka bir metro ile doğru hattı bulabildim. 8 euro luk rer hatlarından 3 bileti de kapılardan geçerken yedim. oldu sana 24 euro luk bir metro yolculuğu ile son buldu.


Şunu daha büyük bir haritada görüntüle: paris

25.07.2010 Paris - Amsterdam

Sabah 09:35 Gare de Nord'dayız  Metro'dan inip 2. Katta bulunan hızlı tren bölümüne gidiyoruz. Bilet rezervasyonumuzu internet üzerinden yapıyoruz. Aldığımız otorizasyon kodunu bir gün öncesinden otomatik bilet makinalarından almamız gerekiyor.  Makinanın başında bir süre oyalandık ancak birine sormadan yapamadık.Genç bir arkadaş fransız işlemlerimizi başlatıyor, bir iki cümle ile anlatıp yanımızdan ayrıldı. devamını anlamasakta ikonlardan yola çıkarak kredi kartını pin kodunu ve diğer kodları girdikten sonra alttan biletlerimizi alabildik. Herşeyin ilki çok zor, yurtdışında alıştığımız information büroları çok fazla yok genelde otomasyon aletleri kullanılıyor ulaşım sektöründe.

1.gün

İlk gözüme çarpan "back packers" dediğimiz öğrencilerin yerlere oturup grup halinde beklediğini gördüm.  Genç üniversitelilerle dolu bir şehir olduğunu 5 günün çok eğlenceli geçeceğine o andan itibaren inanmaya başlıyorum. Gelmişken Frankfurt dönüş biletimizi de şimdiden ayırtalım istiyoruz. Bir süre sıra bekledikten sonra yaklaşık 250 Euro değerindeki biletleri cebimize atıp taksiye atlıyoruz. Taksiye gideceğimiz oteli tarif edip biniyoruz. bir anda Şehrin ortasından yol almaya başlayınca "Madame Tussauds" müzesinden geçiyoruz şaşkınım ve şoktayım taksi bazen metrobüs hatlarının içine dalıyor sağdan soldan bisikletlilerin arasdından bizi otelimize götürüyor. Taksiciye ne kadar olduğunu soruyorum 20 euro yanıtını alınca istemsiz bir şekilde taksimetre nerde diye soruyorum. Adam yüzüme bakmadan arkaya geçip bagajlarımızı indiriyor. Sonradan öğrendiğime göre amsterdam da taksimetre kullanılmıyor ve taksimetre sorusu cevaplanmıyor. Sanırım kardeş bu şehir küçük gideceğin yere ya yürü ya bisiklete bin ya otobüs ama taksiye bineceksen demekki paran var o zaman ne kadar diye sorma diyorlar. Parayı ödedik ve otele giriş yapabildik kazasız belasız..

Karnımız aç ilk meydanda bir retorana uğrayacağız. Hollanda da doğmuş bir türk garson italyan restorantı ama türkler işletiyor. 4 çeşitli makarna tavsiyesi ile karnımız doyurmuş olduk.

Dolaşmaya başladıktan sonra akşamüstü saatlerinde yorgunluktan otele geri dönmeye kaltığımda kayboldum. ilk anda tüm köprüler ve köşeler birbirine benziyor. İş çıkışı bisikletler her yerde ellerinde bavulları sürükleyerek ayrılanlar ve gelenler o an amsterdam'ın kaotik bir kalabalığı olduğunu anlyorum. otelde yatağa zor attım kendimi biraz uyuyup akşama çıkmalıyım dışarı...

2.gün

Kimse darılmasın gücenmesin bugün yalnız keşfedeceğim yağmurlu bu şehri...

Vondelpark'ın içindeyim hislerimi anlatamayacak kadar etkilendiğimi hatırlıyorum, durduğum an detaylara takılacağımı düşünerek 1,5 saatlik yürüyüşümü yapıyorum. içeride çok güzel ağaçlarla tanıştım. ağaçlar sizinle konuşuyor. 3 kuşağın (Baba, Oğul, Torun) beraber yürüyüş yapması, bisikletin selesindeki çocuklar, antreman yapan takım oyuncuları unutamadığım sahneler...


30.07.2010 Amsterdam - Frankfurt

 

Yorgunum 8 gündür otellerdeyim ve günüm yürümekle geçiyor. nezle veya grip olmadım. ama fotoğrafların çoğunda yağmurluk giymek zorunda kaldım. Otelden ayrılırken son kez sokağa bakıyorum. Amsterdam anılarım taze Paris'i düşünmeye hiç vaktim olmadı Amsterdam'da Almanya'da bu 2 şehri düşünmeye vaktim olmayacak kuzenlerimizin düğününe gidiyoruz.

03.08.2010 Frankfurt - Bodrum

 

Comments